600’ÜN ÜZERİNDE BAYİLİĞİMİZLE TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE HİZMET VERİYORUZ

 

Genç bir şirket olmasına rağmen gerçekleştirdiği başarılı stratejilerle ülkemizin en büyük sekiz akaryakıt dağıtım şirketinden biri olarak faaliyetlerine devam eden Kadoil, güçlü büyümesini 2024’te de sürdürmeyi hedefliyor. Tedarik zincirinin etkin yönetimi ile zorlu süreçlerde büyük başarı yakalayan şirket, marka iş birlikleriyle hem bayilerine hem müşterilerine önemli fırsatlar yaratıyor. Business Türkiye okuyucuları için sorularımızı yanıtlayan Kadoil Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nergiz Kadooğlu Çifçi, geleceğe yönelik yatırımlarının yanı sıra başarılı bir kadın yönetici olarak sektörde kadın temsiliyeti ile ilgili görüşlerini aktarıyor.

Ülkemizin en büyük akaryakıt şirketlerinden birisi olan Kadoil, ürün ve hizmetleriyle dokunduğu her alanda fark yaratmayı başaran bir şirket. Bu kapsamda köklü tarihinde yer alan değerlerini ve hizmet anlayışını sizden dinleyebilir miyiz? Özellikle ülkemize katkıları bağlamında değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Kadoil, akaryakıttan gıdaya enerjiden gayrimenkule, iç-dış ticaretten istasyon işletmeciliğine kadar birçok farklı alanda faaliyetlerini sürdüren Türkiye’nin en güçlü grupların arasında yer alan Kadooğlu Holding bünyesinde yer alıyor. Kadoil, grubun akaryakıt sektöründe kalite ve güveni bir arada sunan yıldız markası. Çalışanlarımız, tedarikçilerimiz ve müşterilerimizle beraber takım ruhu içinde çalışarak memnuniyeti en üst seviyede tutma hedefi ile yolumuza devam ediyoruz. Amacımız, bu büyümeyi sürdürülebilir kılmak. Uluslararası markaların yıllardır yer aldığı pazarda uzun süredir ilk 10’da yer alan, geçtiğimiz yılı ise 8. sırada kapatan, sektörün geneline bakıldığında ise çok genç bir marka. Bu şemsiyenin altında LPG’li araç sürücülerine hizmet verdiğimiz Kadogaz ve madeni yağlarda ise Oil Master markalarımız da bulunuyor. Akaryakıt ve otogaz olmak üzere toplamda 600’ün üzerinde bayiliğimizle Türkiye’nin her yerinde hizmet veriyoruz. Kadooğlu Holding olarak, kurumları değerli kılan ve rakiplerinden ayıranın yalnızca ürettikleri mal ya da sundukları hizmetin kalitesi olmadığını düşünüyoruz. Kurumların topluma kazandırdığı değerler de kurumsal başarı için en az diğerleri kadar önemli. Bizim sosyal sorumluluk projelerimiz holding

çatısı altında değerlendiriliyor. Eğitim projelerine özellikle önem veriyoruz. Doğduğumuz topraklardaki okullarımızın yanı sıra, Türkiye’nin her köşesindeki ihtiyaç sahibi öğrencileri destekleyen bir programımız mevcut. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yer alıyor, toplumumuz için çalışıyoruz. Ülkemiz için önemli olan tüm konularda iş birliği içinde olmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz.

 Yeni mobilite ve elektrifikasyon günümüzde hızla ilerleyen konular olarak karşımıza çıkıyoruz. Kadoil olarak bu alanlara dair geleceğe yönelik yatırımlarınızı ve yaklaşımınızı öğrenebilir miyiz?

Hızlı büyümesini sürdürse de yeni mobilite ve elektrifikasyon henüz pamuklara sarmamız gereken bir bebek. Mevcut işletme modelleriyle yatırımın geri dönüşü çok uzun. O nedenle bizim Ankara merkezde pilotunu gerçekleştirdiğimiz ek dinlenme alanları gibi uygulamalarla gelir getirecek ürün ve hizmetler yaratmalıyız diye düşünüyorum. Müşterilerimizin istasyonlara geldiklerinde sadece araçlarını değil, kendilerini de şarj edebileceği, TV, internet gibi hizmetleri alabileceği alanlar. Bu alanda iş ortağımızın da bizim gibi düşünmeye başladığını görmek sevindirici.

Ülkemizin elektrikli araç şarj istasyon ağını genişletme hedefiyle iş birliği içinde bulunduğunuz EnerjiSA ile olan ortak projenizin detaylarından bahsedebilir misiniz? Gerçekleştirdiğiniz diğer stratejik iş birlikleri hakkında bilgi alabilir miyiz?

E-şarj müşteri ihtiyaçları doğrultusunda hayata geçirdiğimiz iş birliklerinin en önemlilerinden biri. E-şarj ile yaptığımız anlaşmayla ağırlıklı olarak yüksek hızlı şarj (DC) istasyonları kurmayı hedefliyoruz. Araştırmalar, araç sahiplerinin şarj için uzun süre beklemek istemediklerini bize söylüyor. Bu nedenle altyapısı müsait lokasyonlarda DC’ler ile hizmet vermek bence şart. E-şarj ile yaptığımız anlaşmayla bayilerimiz Türkiye’nin en hızlı büyüyen şarj markası ile çalışma fırsatı yakaladı. Şimdiden 40’tan fazla lokasyonla anlaşıldı ve 20’ye yakın lokasyon devreye alındı. Bu sayede Türkiye’deki elektrikli araçların yüzde 2’sini şimdiden istasyonlarımızda en az bir kez ağırladık.

Son dönemdeki zorluklara rağmen tedarik zincirinin etkin yönetimi ile büyük bir operasyonel başarı sağlayan Kadoil’in konu hakkındaki stratejisini anlatır mısınız? Tedarik zinciri ile ilgili yaşanan süreçleri nasıl okumak gerekiyor?

Türkiye’nin en büyük sekiz akaryakıt dağıtım şirketinden biri olarak bayilerimize, müşterilerimize ve diğer sektörlerin işleyişine karşı sorumlu olduğumuzun farkındayız. Başarımızı tedarik zincirimizin etkin yönetimiyle sağladığımıza inanıyorum. Daha önce maliyetleri de göz önünde bulundurarak “Just in Time” ile çalışıyorduk. Yani az stok ve gelişmiş lojistik kabiliyetleriyle siparişler zamanında karşılanabiliyordu. Fakat krizler sonrası hammaddeye zamanında erişim zorlaşıp tedarik sorunlu hale gelebiliyor. Bu yüzden bazen daha ihtiyatlı bir üretim ve tedarik modeli olan “Just in Case”e geçiş yapabiliyoruz. Yani satın almayı güçlendirip, stoklarımızda daha fazla ürün tutma politikası. Ek olarak, Mersin’deki 145 bin metreküp kapasiteli akaryakıt terminalimiz, yakıt tedariğimiz için en önemli varlığımız diyebilirim. Ortaklarımızla beraber işlettiğimiz dolfenin de katkısıyla terminalimize yakıt ikmalini çok hızlı şekilde yapabiliyoruz. Bu terminalde yaptığımız depolama anlaşmaları sayesinde yakın coğrafyadaki bayi ve müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını giderecek kapasitemiz var. Tabii ki sadece buradaki depomuzla yetinmiyoruz. Tüm Türkiye’de yaptığımız operasyonların uygun tedarik ağıyla beslenmesi için depo lisansı sahipleri ve rafinerilerle anlaşmalar yapıyor, bu anlaşmaları dünyada ve bölgemizde yaşanabilecek olası arz/talep dengesizliklerine cevap verecek kadar dikkatli şekilde yürütüyoruz. Örneğin bu yıl basından itibaren Kırıkkale’de bir kapasite kiralama anlaşması yaptık. Bu da bizim bu bölgedeki gücümüzü artıracak. Akaryakıt ve LPG fiyatlarındaki olağanüstü volatilite nedeniyle ikmal ve lojistik anlaşmalarımızı daha esnek hale getirdik. Tedariği aksatmadan ve uzun dönem stratejilerimizden ödün vermeden günlük değerlendirmelerle en doğru kararı almaya odaklandık. Dünya’daki ve Türkiye’deki tüm gelişmeleri analiz edip, kararlarımızı bu değişimleri ön görerek alabilirsek daha etkin stratejiler oluşturabileceğimizi düşünüyorum.

TÜRKONFED gibi Türkiye’nin önde gelen sivil toplum kuruluşlarında aktif olarak görev alıyorsunuz. Bu kurumlarda yaptığınız çalışmalar ve hedefler neler?

TÜRKONFED’de yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev alıyorum. İş dünyası derneklerini tek çatı altında toplayan bu kurumda, iş dünyasının ortak sesi olmak, iş dünyasının sorunlarına sahip çıkacak temsil tabanı geniş ve güçlü bir örgütlenme gerçekleştirmek, ekonomi politikalarına yön vermek, iş dünyasını ilgilendiren sorunlara çözümler üretmek, bölgesel ve sektörel kalkınma vizyonları geliştirerek uluslararası entegrasyona ve rekabet gücünün artmasına katkıda bulunabilmek için KOBİ’lerden gençliğe, kadından depreme kadar birçok konuda çalışıyoruz. Ayrıca çağımızın gerekliliklerini de göz önünde bulundurarak yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve toplumsal dönüşüm için var gücümüzle ülkemiz için elimizden geleni yapıyoruz.

Yoğun temponuz içerisinde sosyal ve aile hayatınıza ayırdığınız zamanın içeriğinde neler öncelikleniyor? İş hayatı, sosyal hayat ve aile arasında dengeyi nasıl kuruyorsunuz?

Bu yoğun tempoda benim de herkes gibi dinlenme durağım tabii ki ailem oluyor. Özellikle oğlum Asil ile zaman geçirmeyi, onu dinlemeyi çok seviyorum. Onunla ata binmek en büyük hobilerimizden bir tanesi. Onunla olmak beni deşarj ediyor. İşler her ne kadar yoğun olursa olsun öncelik Asil’in oluyor. Ailemle gerçekleştirdiğim aktivitelerle kendimi yeniliyor, zihnimi boşaltıp yeni haftaya hazırlanıyorum.

Kadoil olarak 2024 yılı için hedeflediğiniz yatırımlar ve projeler neleri içeriyor? Yeni yıl için beklentileriniz neler?

Öncelikli olarak ana hedefimiz, büyümek. Büyümek derken de mevcut bayi ağımızı geliştirmek daha verimli çalışmak ve bu ağa değer katacak yeni bayileri kazanarak doğru yerde doğru projeler ile büyümek. Kadoil, genç ama köklü bir şirket. Kadooğlu Holding’in iştirak firmalarından biri ve Holding’in yapısal gücünü bünyesinde her daim hisseden bir organizasyon. 2006 yılından beri sektörde akaryakıt dağıtım şirketi olarak faaliyet gösteren ve bu süreden beri sürekli olarak taş üstüne taş koyarak gelişim gösteriyor. Ben şahsen yüzde 100 yerli sermayeli ve güçlenerek büyüyen şirketin parçası olmaktan, bu büyümeye destek olabilmekten son derece heyecan duyan ve motivasyon elde eden bir yapıdayım. Ekip olarak da yatırım stratejimizi ve hedeflerimizi bu heyecan ve motiVasyonla oluşturuyoruz. Orta vadede, Türkiye genelinde 500

akaryakıt ve 300 LPG lisansına ulaşmayı hedefliyoruz. Hazırlıklarımızı buna göre yapıyoruz. Şirket olarak en büyük avantajımız hızlı karar alıp aksiyona geçebilen bir yönetim anlayışımızın olması. Bu gelişen kasımızı kullanarak büyüme hedefine ulaşacağımıza inancım tam. Bu noktada 2024 yılında dağıtım şirketleri ile bayilik sözleşmelerini yenileyecek akaryakıt bayilerinin sürdürülebilir ve güvenli bir ticari anlaşma yapmaları adına dikkatli olmaları gerektiğini vurgulamak istiyorum. Çalışacakları dağıtım şirketini seçerken ekonomik kriterler kadar sağlıklı ve sürdürülebilir ticaret yapabilecekleri iş ortağı özelliklerine de bakmalarında fayda var kanısındayım. Sürdürülebilir ve kârlı bir büyüme yakalayabilmek için sadece akaryakıt/LPG pazarından daha fazla pay almakla yetinemeyiz. Bu nedenle Kadoil olarak yıla bir Arama Konferansı ile başlıyoruz. Kadoil’in güçlü finansal yapısı, dinamik yönetim tarzı var. Bunların yanı sıra, bilançOsunda yer almayan çok önemli bir varlığı da mevcut. Kurulduğundan bu yana büyüyen ve Kadoil’i de büyüten değerli iş ortakları. Arama Konferansı’nda, Kadoil’i bu güçlü özelliklerini koruyarak nasıl geliştirebileceğimizi, hangi alanlarda farklılaşabileceğimizi belirleyip yeni dönem stratejilerimizi oluşturmayı planlıyoruz. Geçtiğimiz yıl hız verdiğimiz gelir arttırıcı iş birliklerinin yanı sıra, Türkiye geneline dağılmış istasyon ağının Kadoil ağının birlikte önemli bir ekonomik büyüklük yarattığının da farkındayız. İstasyonların ihtiyacı olan ürün ve hizmetlerin onlara daha düşük maliyetlerle sunulabilmesi için istasyon teknolojisi şirketlerinden enerji şirketlerine, yazar kasa üreticilerinden ödeme sistemi platformlarına kadar geniş yelpazedeki tedarikçiler ile ilk görüşmelerimiz çok olumlu geçti. Bu yılın ilk yarısında bu görüşmeleri sonuçlandırıp, iş ortaklarımızın maliyetLerini daha rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.